20 Aralık 2010 Pazartesi

Bir İşkence Aleti Olarak Futbol...

Bir İşkence Aleti Olarak 
Futbol…

Liverpool’u 15 yıl çalıştırmış efsanevi teknik direktör Bill Shankly’nin “Futbol bir hayat memat meselesi değildir, ondan çok daha önemlidir.” diyerek açıkladığı bu “oyunötesi oyunu” nasıl bu hale getiriyorsunuz anlamak zor…
 Futbol kapsama alanının dışındaydı yine, ligin 17. haftasında hala kendini aramakla meşgul iki takımın maçında… İki takımın formasındaki “siyahlar” adeta birleşmiş kapkara bir futbol çıkmış ortaya… Dün akşam, bu iki takımdan beklediğimiz “güzel futbol”, Mecnun’un çölde Leyla’yı araması kadar absürt… Seyircinin yokluğu, devlet hastanelerindeki tuzsuz yemek kıvamında zaten…

Karcemarskas... Bu takım seninle daha güzel...

Bizim Karcemarkas ile onların Q7’si olmasa futbolu sevmeyenlerin ve futboldan anlamayanların “yirmi iki kişi bir topun peşinde koşuyor, çok saçma.” nitelemesini haklı çıkaracak bir maçtı… Hepten ölü maç organizasyonu…

Quresma,
maçtaki bir iki güzel hareketin mimarı....
 Tolunay Kafkas’a ne demeli bilmiyorum? Geçen gün bizim gazeteye gelen bir okur yorumunu paylaşıp geçeyim: “Bu sezon Galatasaray’ı ve şu durumda yakaladığımız Beşiktaş’ı yenemeyeni döverler.”

İlk yarı İvan de Souza - Olcan Adın ikilisiyle gelişen bir iki cılız atak… Gerisi topu al, sonra üç pas yapamadan rakibe ikram et… Rakip de aynı biçimde karşılık verince “hay sizin oynadığınız oyuna” serzenişleri…

Teknik kadronun “deplasmanda, hem de BJK’ten alınan 1 puan iyidir” ilkelliği, Yeşilçam artisti Popov’un bencilliğin dibine vurduğu, Julio Cesar’ın isabetli şut atma rekorunu “ofsayta güzel düşme” rekoruna tercih ettiği, Orhan Gülle’nin yerlerde sürünen oyunu bu maç için söylenebilecekler...

Meşin yuvarlak ağlarla iki defa buluştu:
Beşiktaş 1 - Gaziantepspor 1
Attığımız golde Julio Cesar’ın katkısı ve Olcan Adın takipçiliğine selam çakarken, yediğimiz karambol golünde Elyasa’nın önündeki topu bir türlü uzaklaştıramayışına da yılbaşı öncesi kötü bir şey demeden geçelim.

İlk devreyi 24 puanla kapatmak, Gaziantepspor kadrosu için “başarı” olarak kabul edilemez elbette...


Devre arasında iki transfer yapılacağı söyleniyor. Teknik kadronun iki yeni transferden önce oyun mentalitesini bir kez daha gözden geçirmesi gerekiyor. “Oyunbozanlık” üzerine kurulu bir oyun sisteminin evirilip oyunu düzen, yeniden yeniden yapılandırabilen, birden fazla oyun planına sahip bir yapıya dönüşmesi elzem… Tersi, istediğiniz oyuncuyu getirin hikaye, hikaye, hikaye…


Son olarak da Sayın İbrahim Kızıl yönetiminin 5.sezonunu tamamlayıp 6.sezonunu kutlayacağı önümüzdeki günlerde başkan ve ekibine sormak gerekiyor: Başarı olarak addedilecek ne yaptınız? Kamuoyuna açıklar mısınız?  
Bursaspor gibi lig şampiyonu, Kayserispor gibi Türkiye kupası, Sivaspor gibi yeni stadyum… Hangisi?..

* * *

Maçın gollerini izleyebilirsiniz:

1 yorum:

  1. evet ibrahim Kızıl o kadar kız(ıllaş)dı ki artık yenmez oldu.Hepsini bekliyoruz tabiki:Gaziantepspora bursaspor gibi lig şampiyonluğu, kayserispor gibi Türkiye kupası ve sivasspor gibi yeni bir stadyum...artık ligi kızdırmalı bizi değil!!!
    :)

    YanıtlaSil