27 Aralık 2010 Pazartesi

Bükreş Metrosu'nda...

Orada… Bükreş Metrosu'nda...
www.huseyinovayolu.com

-I-

orada…
duruyorsun
kaldırımdaki bulutlar
tanığımdır
gri ve hüzünlü
ne bir ses
ne bir gölge
 ne de bir nefes

-II-

orada…
gümüşten gözyaşları
pusuya düşürülmüş
yorgun, yenilmiş bir kentte
yer altı inlemekte
bu gökyüzü sana bana dar*

-III-

www.huseyinovayolu.com
orada...
insanlar yaban
yağmur yağıyor ağustos ortasında
sokaklar yaman
memleket bir damla yaş gözünde
yaşasın
monemetul revolutie*

-IV-

orada...
zaman akıp giderken
çizgiler çizer
bazen teğet geçen
bazen kesişen
hayat seni düşündürür
alıştıramaz kendine…
aaahh!..
kalabalıklar
seni benden saklar*
istasyonlar harf harf adını sayıklar

-V-

orada...
iner şafağın alacasında
karıncalar ordusu
şehre
kenar mahallelerden
ve
dirlik düzenlik
esamesi okunmayan umuttur

www.huseyinovayolu.com
                                                               
 -VI-

orada...
duvarlar kan siyahı
bir gazete sürmanşette
25 aralık 1989
“idam edildiler!..”
gözü(n) aydın
gözü(n) yaşlı bükreş




-VII-

orada...
bir insan nereye gider
bir asker kışlaya döner
omuzlarım beni alıp sıkıntıya gider
bir şehir kendine ilerler
adım adım

-VIII-

orada...
sarımtırak bir müzik çalar sürekli
mevsim sonbahar
ve yaprak döker sol yanı bükreş’in
her dem

-IX-

orada...
caddeler geniş
yollar uzun
binalar büyük büyük
 gri
ve
 kederli

-X-

orada...
her şeyin özeti 
(kırmızıyla yazılacak siyaha
İNAT )
bütün metro istasyonları dinamitlenmeli
kızıl’ın kara’ya hükmettiği zamanlarda                   

                                                         aralık – 2007 

www.huseyinovayolu.com

***
iyi ki varsınız...
* Italo Calvino'nun "Görünmez Kentler" i
*Edip Cansever
*Behçet Aysan
*Bulutsuzluk Özlemi

1 yorum:

  1. Gökyüzünü mavisi terketmiş! Bir gökyüzü iki'ye yetmemiş biri kaybetmiş.Tanık bulutlar kaybedene gri bir ceket vermiş; ama yetmemiş,üşümüş!

    Kaybeden zamanın (yüzünde) çizdiği çizgilerde geriye dönüp tek ayak üzerinde cezalar vermiş kendine...Ve şimdi tek ayak üzerinde çizgiden çıkanın kaybedeceği bir oyunu anlatıyormuş kendi kendine:
    -''Esamesi okunmayan umut'' Ne güzel!

    :25 Aralık 2010-Artık idam edilmesinler!
    Aynı mevsim olmaz ''her dem.''

    Orada!
    Siyaha inat kırmızı çizgide duruyormuş!
    -Artık kışlaya dönmek yok Asker!
    Burası ''dinamitlenmeli.''

    (''kaç yerinden kesilmişti ki ellerim
    bekletip durdu da acısını bunca yıl
    şimdi bir gülümseme gibi sindi yüzüme.'')

    Yine de bir kadın da olamadım, bir kişi de!

    Şiirdeki Edip Cansever'i daha yakın buldum kendime:) Ve siz iyi ki varsınız yüreğinize sağlık...Ne olur devam edin.

    Saygıyla...

    YanıtlaSil