19 Ocak 2011 Çarşamba

Açık Mektup...

AÇIK MEKTUP
GAZİANTEP VE GAZİANTEPSPOR'A DAİR
Mesut KARALAR

      Hepimizin göz bebeği Gaziantepspor son zamanlarda birtakım sorunlarla boğuşuyor ne yazık ki... Aslında bu sorunlar yeni değil; ta Ahmet Yılmaz zamanında, ondan sonra Celal Doğan döneminde ve şimdi de İbrahim Kızıl başkanlığında bu sorunlar süre gelmekte. Nedir bu sorunlar ve bu sorunları yaratan kaynaklar?
Ahmet Yılmaz
       Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olan Gaziantep ki bu şehir ülke ihracatının %10’una sahip gelişmiş bir sanayi ve ticaret şehri, nasıl oluyor da Süper Lig'de bir takıma sahip çıkamıyor? Ülkedeki en zengin 100 aileye iki aile birden veren ve birçok ulusal markaya sahip bu kentin göz bebeği Gaziantepspor nasıl oluyor da bu hallere düşebiliyor? Nedeni çok basit, çünkü Gaziantepspor bazı kesimlerin çıkar ve oyunlarına alet ediliyor. 
    Örneğin, tüm ülke spor kamuoyu tarafından sevilip sayılan Celal Doğan’ın kulübe başkanlık yaptığı, Gaziantepspor’un hem ligde hem de Avrupa kupalarında fırtına gibi estiği, ülke futboluna Hasan Özer, Mehmet Gönülaçar, İbrahim Toraman, Kemal Aslan, İbrahim Üzülmez, Kubilay Toptaş, Ayhan Akman, Mustafa Özer, Mehmet Polat, Samuel Johnson, Yew Preko, Batista vb. birçok yıldız futbolcu ve Nurullah Sağlam, Sakıp Özberk ve Hüseyin Kalpar gibi teknik adamlar kazandırdığı, yine çok gelişmiş tesislere kavuştuğu dönemde dahi kulüp sürekli olarak bazı kesimlerin haksız eleştiri ve saldırılarına maruz kaldı.

        Şehrin sanayici ve iş adamları ki bunların büyük çoğunluğu yerli Anteplilerden oluşmakta, Gaziantepspor’u Celal Doğan’a endeksleyip onun siyasi ve sportif geleceğini yok etmek için Gaziantepspor’u feda ettiler. Burada amaç, Gaziantepspor’umuzun başarısından çok, Celal Doğan’ın başarısızlığının ve yenilgisinin istenmesiydi... Bu nedenledir ki Celal Doğan istifa etmek zorunda kaldı, giderayak da kendi sözünü dinletebileceğini umut ettiği, yani kendisinin kolayca yönlendireceğini umduğu İbrahim Kızıl’ı başkan adayı olarak gösterdi.

Celal Doğan, Gaziantepspor'un efsane başkanı...
        Aslen Urfa Suruçlu olan ve daha önce Celal Doğan yönetiminde de yer alan İbrahim Kızıl, Celal Doğan’ın kendisini kullanmasına izin vermedi, bundan dolayı geçici de olsa Celal Doğan muhalifleri tarafından desteklendi, daha sonra yine ayni çevrelerce ağır ve yıpratıcı bir kampanyaya maruz bırakıldı. Bu saldırılar genelde İbrahim Kızıl’ın Antepli olmayışı temeline dayandırıldı. Biraz önce de belirttiğim gibi İbrahim Kızıl, Urfa’nın Suruç ilçesinden ve uzun süredir Antep’te yaşamakta... Şimdi bu çevrelerin göremediği ya da görmek istemediği bir gerçeklik var, o da şehrimizin 1 milyon 560 bin kişiye ulaşan nüfusu ve bu nüfusun büyük çoğunluğunu aslen Antepli olmayan Adıyaman, Urfa, Maraş, Siirt, Mardin, Cizre, Elazığ, Diyarbakır, Van vb. şehirlerden gelen insanların oluşturduğu... 

         1998 yılında okuduğum, Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir yayın organında şehirdeki Antepli nüfusunun sadece % 17 olduğu ve bu oranın dışardan gelen yeni göçlerle her geçen daha da azaldığı belirtilmekteydi. Kaldı ki Gaziantep şehri o şehirde yaşayan herkesin memleketidir; çünkü bir bucuk milyonu aşkın insan bu şehirde yaşamakta, bu şehirde çalışmakta, bu şehire vergi ödemekte ve bu şehrin mutluluğu için çaba harcamakta... Ayrıca Gaziantep şehri Türkiye’nin en büyük metropollerinden birisi ve bazı dar düşünceli insanların Antep'i bir Manisa, Denizli, Rize vb. küçük şehirlerin ve o şehirlerin takımları sınıfına koymaya hakları yok. Çünkü Gaziantepspor Süper Ligin en güzel renklerinden bir tanesi ve özellikle Şampiyonluk kovaladığı ve Avrupa kupalarında boy gösterdiği yıllardan gelen bir sürü seveni var, özellikle Ankara gibi şehirlerde ve yurt dışında...

      Yine hatırlayalım, Gaziantepspor’un yurtdışı maçlarında destekleyenlerin büyük çoğunluğu Antepli olmayan; ama Antepspor'a sevgi ve sempati duyan insanlarımızdı.
     Yani böyle bir potansiyele sahip Gaziantepspor'u sırf Gazianteplilerin takımı gibi göstermeye çalışmak takımı küçültmekten başka bir şey değil... Kaldı ki Gaziantepsporluluk takıma sunulan maddi ve manevi destekle de bağlantılıdır. Türkiye ihracatının % 10'unu gerçekleştiren Antep'te her iş yeri mütevazi bir yardımda bulunsa bile takım maddi yönden çok rahatlayıp iyi transferler yaparak üst sıralara rahatça yükselebilir. İşte size Kayseri örneği... Gaziantep'ten daha küçük ve sanayi bakımından daha az gelişmiş olmasına rağmen Süper Lig'de iki takımı rahatça barındırdılar, şu anda şehrin ve sanayicilerin Kayserispor'a destekleri aynı şekilde sürmekte... Keza Bursa sanayisinin ve büyükşehir belediyesinin ve yine Vestel firmasının yakın zamana kadar Manisaspor'a sunduğu destek tüm spor kamuoyu tarafından bilinmekte... Bu destek ve kenetlenmenin de etkisiyle Bursaspor bu sezon şamipon oldu.

        Şimdi sormak gerekiyor nerede Konukoğlu ailesi, Okan Holding, Göymen Makarna, Güllüoğlu, Cağdaş, Altunbaşlar ve diğer sanayiciler? Nerede seçim zamanında Gaziantepspor'a destek sözü veren Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Asım Güzelbey?..

       Bir Antepspor sevdalısı olarak, kulüp başkanı İbrahim Kızıl’a bu derece seviyesiz ve haksız bir şekilde saldırılmasını üzüntüyle izlemekteyim. İşin üzücü yanı, yerel basında Atilla Karaduman, Hacı Yıldız ve son olarak da Ömer Lök vb. insanlar da Antepspor’un basına Antepli biri gelsin diyerek bu çirkinliğe çanak tutmakta...

      Liseyi Antep’te tamamlayan bir Antepspor sevdalısı olarak, bugün İbrahim Kızıl’ı Antepli değil diye Antepspor’un başında görmeye tahammül edemeyenlerin çocukları "Cimbom Cimbom" ya da "Fener Fener" diyerek şehirde tur atıp 3 büyüklerin maçlarında Besiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’yi tutarlarken, yine şehirin dar gelirli ve genelde göçle gelmiş yoksul kesimidir bu takımı sürekli destekleyenler...
        Şimdi soruyorum size, Fenerbahçe’nin başkanı Aziz Yıldırım, İstanbullu mu? Kendisi Diyarbakırlı değil mi? Bu insanların mantığına göre Fenerbahçe taraftarının ve spor basınının Fenerbahçe’nin başına İstanbullu; hatta Kadıköylü birisi gelsin demesi mi lâzım? Aziz Yıldırım’ın kendi takımına kazandırdıkları ortadayken böyle bir şeyi istemekten daha mantık dışı bir şey olabilir mi? Yine, Galatasaray başkanı Adnan Polat'ın Erzurumlu olduğunu bilmeyen yoktur sanırım.

İbrahim Kızıl
       Şimdi gelelim Gaziantepspor’a ve onun başkanı İbrahim Kızıl’a; bir Gaziantepspor sevdalısı olarak başkan İbrahim Kızıl’ın kulübe yaptıgı hizmetlere saygı duyuyor bu konuda kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Çünkü kendisinin Antepspor sevgisinin yürekten ve samimi olduğuna gönülden inanıyor ve kulübe yaptıgı maddi desteklerden dolayı da teşekkürlerimi sunuyorum. İbrahim Kızıl’ın bu olumlu çalışmalarını söylerken de kendisine ve yönetime de eleştirim olmadığı sanılmasın. 

        Özellikle yerli transferlerde birçok hata yapılmış, Yalçın, Elyasa, Mehmet Yılmaz, Şenol Can gibi verimsiz oyuncular alınmıştır. Takımın mutlak ihtiyaç duyduğu en az bir golcü ve sağ bek halen alınamamıştır.

       Takımın en tecrübeli oyuncularından biri olan ve dürüst kişiliği ile herkesin beğenisini kazanmış olan takım kaptanı Erman Özgür’ün ne sebepten dolayı takımdan uzaklaştırıldığı halen kamuoyuna açıklanmamıştır.

      Erman’in yerine takıma bu sezon dahil olan ve verimlilik anlamında takıma hiçbir faydası bulunmayan Yalçın Ayhan, eşi benzeri olmayan bir şekilde takım kaptanlığına getirilmiş, ikinci kaptanlığa ise yine yeni transfer Emre Güngör getirilmiştir.

         Yine, kulübün basınla ilişkileri iyi organize edilememiş, kulübün yaşadığı ekonomik sorunlar gereksiz yere ve amatörce dışarıya taşırılmış ve Gaziantepspor hakkında ana referans kaynağı olması gereken, kulübün resmi internet sitesi ne yazık ki etkili bir şekilde hayata geçirilememiştir. 
Ayrıca sitede duyuru olarak verilen "Gaziantepspor E-Store" bir yılı aşkın süredir o şekilde durmaktadır. Halbuki internette Antepspor ürünleri satılan bir sitenin olması  Antep'te yaşamayan Antepsporlular için büyük öneme sahip... 

       Gaziantepspor yönetimine eleştiriler daha da çoğaltılabilinir; ama bu yönetimi ve Başkan İbrahim Kızıl'ı günah keçisi gibi göstermek hiç de doğru değil ve kimseye bir fayda getirmez, hele hele hepimizin göz bebeği Gaziantepspor'a ise hiç mi hiç getirmez.

        Bu takım hepimizin takımı ve bu takımın başarısı hepimizi mutlu ediyor, onurlandırıyor. Bu takımın küme düşmesi ise hepimiz için felaket olur; o nedenle takıma ve yönetime sahip çıkalım. Eğer varsa dürüst, iyi niyetli ve takımı daha da başarıya götürecek bir başkan adayı, o halde kongre zamanı gelsinler meydana ve projelerini sunsunlar Gaziantepspor kamuoyuna ve herkes de o başkana destek olsun. Yoksa sürekli mevcut başkana ve onun icraatlarına saldırarak bir yere varılmıyor ne yazık ki...

       İşin ilginç yanı Celal Doğan'a sürekli saldırıp onu sonunda istifaya mecbur bırakanların bugün İbrahim Kızıl'a karşı, Celal Doğan'ı bir kurtarıcı olarak göstermeye çalışmalarıdır.

      Hem Doğan hem de Kızıl, Gaziantepspor'a hizmet eden iki değerli şahsiyettir ve özellikle Doğan zamanında takım sayısız başarılara imza atmıştır ve her ikisine de teşekkürü bir taraftar olarak borç biliyorum.

      Gaziantepspor, sadece yerli Anteplilerin değil; şehirde yaşayan herkesin ve ülkenin her yerinde ve yurtdışında yaşayan ve Gaziantepor'a sevgi sempati duyanların takımıdır... Başkan İbrahim Kızıl'a önerim, profesyonel bir firmaya, özellikle ilkokul ve lise öğrencilerine ve şehirde yaşayan tüm yurttaşlara Gaziantepspor sevgisi aşılayacak, Gaziantepspor'un Super Lig, Avrupa Kupaları vb. Türkiye Kupası zaferlerinden ve o zaferler sonrası sevinç gösterilerinden oluşan, güzel ve coşkulu müziklerden zenginleştirilmiş bir nevi tanıtım ya da dokümanter filmi yaptırıp bunu şehire ücretsiz olarak dağıtmasıdır. 
Örneğin, ben halen evimde, bir İngiliz televizyonundan kaydettiğim Gaziantepspor’un Roma zaferi CD’sini bulunduruyorum ve her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.

    Şu da unutulmamalıdır ki 4 büyüklerin, Antep'teki maçlarına gelen taraftarlarının büyük çoğunluğu Gaziantepspor'u desteklemesi gereken Gazianteplilerken, Gaziantepspor'u destekleyenlerin büyük çogunluğu ise yukarıda belirttiğim gibi aslen Antepli olmayan; ama Antep'te yaşayıp Antepspor'a gönülden bağlı insanlarımızdır.

         Hepimizin altyapıdan yetişti diye övgüyle bahsettiği Ahmet Arı Batmanlı, eski oyunculardan Erdal Güneş Siirtli, Bekir İrtegün Elazığlı'dır. Yine takımın meşhur kadrosunda yer alan ve batıda Antepli diye bilinen Mustafa ve Hasan Özer kardeşler Siirtli, Mehmet Gönülaçar ise Batmanlı'dır.

         Demem o ki Gaziantepspor, Dogu'nun ve Güneydoğu'nun Süper Ligdeki tek temsilcisidir ve herkesin onu sevmeye hakkı vardır. Gaziantepspor hepimizin göz bebeğidir ve onu kişisel çıkarlara ve ezelden gelen kavgalara alet etmek kimseye fayda getirmemektir.

       
        Kulüp başkanına, sırf Antep'te doğmadığı için karşı gelmek ise ırkçılıktır ve bu takıma zarar verir ve  Antep'te doğmayan diğer insanların Antepspor sevgilerini sorgulamalarına neden olabilir.

         Şampiyonluğa oynayacak, başarılı bir Gaziantepor görmek umuduyla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder