10 Ocak 2011 Pazartesi

SporToto Süper Lig "Apertura" Değerlendirmesi (1)...

    2010-2011 Sportoto Süper Lig'in ilk yarısının değerlendirmesini bulacağınız bu çalışma, 4 (dört) bölüm halinde yayına hazırlanmış olup sıralamada "Puan Cetveli" esas alınmıştır... 
    Bu bölümde "Trabzonspor, Bursaspor, Fenerbahçe, Kayserispor ve Beşiktaş..."
        Yorum, eleştiri ve önerilerinizi paylaşmanız dileğiyle...

Trabzonspor:
Trabzonspor, Trabzonlunun kimliğidir.
        “Şampiyonluğa giden yolda teknik direktörün katkısı nedir?” sorusuna en iyi cevaplardan biridir Şenol Güneş… Onun yönetiminde şampiyonluğa adım adım ilerliyor Karadeniz’in uşakları… Fatih Terimvari egoya inat, Şenol Güneş; Mustafa Denizli gibi “liderlik ve beyefendilik”in bir arada olacağını gösteren önemli bir örnek…

"24 yıl kaleciliği sevmeden yaptım."
Şenol GÜNEŞ
      Takımın “üst düzey” bir kadrosu olmamasına rağmen teknik kadronun ve tabii ki Sadri Şener yönetiminin de önemli katkısıyla ligin “Apertura” bölümünün lideri/şampiyonu oldular. 

       Trabzonspor; Burak’ın Toulouse’a transferi, Teofilo’nun kaçışı, Jaja’nın Noel tatili, Yattara, Alenzinho ve Engin Baytar’ın kaprisleri gibi önemli sayılabilecek krizleri yine özellikle Şenol Güneş’in olgunluğu ile atlatmasını başardı.

     İkinci yarıda kendi adlarına önemli sayılabilecek hatalar yapmadıkları sürece sezonu tepede bitirecek potansiyele sahipler.

Bursaspor:

       Prometeus’un tanrılardan ateşi çalması gibi, şampiyonluğu Trabzonspor’dan sonra İstanbul takımlarından çalan ikinci Anadolu takımıydılar sezona başlarken…

Ertuğrul SAĞLAM
1986'da FBahçe altyapısından
Gaziantepspor'a transfer oldu.
    

     Soru işaretleriyle başlayan yeni sezonda özellikle Şampiyonlar Ligi’nde oynanacak üst düzey maçların performanslarını nasıl etkileyeceği merakla bekleniyordu. Nitekim o sevda beklenildiği üzere çabuk bitti; ama Bursaspor’un Spor Toto Süper Ligi’ndeki performansına olumsuz olarak yansıması bir tarafa takım, ilk devreyi şampiyon olduğundan daha fazla puan alarak 37 puanla ikinci sırada tamamladı. 

     Yabancı oyuncularından yeterli desteği alamayan takım, ikinci yarıda bunu telafi edebilirse şampiyonluğun en büyük ikinci adayı…

Fenerbahçe: 
      Hegel, tarihte her şey iki defa olur, demiş. "Birincisi trajedi ile ikincisi ise komedi ile sonuçlanır." diye de eklemiş devamında… Bakınız Fenerbahçe’nin "Alaman" Hoca Daum ile geçirdiği sezonlara… 

   Aykut Kocaman futbolculuk yıllarında kazandığı sevgimizi, hocalık dönemindeki duruşuyla da perçinledi. Ancak, “ara takımlarda geçirdiği stajyerlik dönemi”ne rağmen asıl hedef takımı Fenerbahçe’ye kaptan-ı derya olduktan sonra oyun mentalitesine dair sıkıntılar yaşıyor.

Aykut Kocaman'ın 4 gol attığı Çaykur Rize maçı...
    Stouch ve Dia gibi gelecek vaat eden genç yabancılarıyla, Niang ve Yobo gibi tecrübeli yabancı transferleriyle “Üç İstanbullu” arasında ne yaptığını bilen bir görünüm çizdiler transfer adına… “Aziz” egosu patlamayıp sabredebilirlerse Fenerbahçe ileriye dönük önemli başarılar elde edebilir.

        Alex mi? Yıldız oyuncu maç kazandıran oyuncuysa, Alex de Souza yıldızdır… FB’nin yeni “genç”i Gökay için ise henüz erken büyük laflar etmek adına…

Kayserispor: 

      Yeni sezona teknik direktörlük stajyerliğini Portakal diyarında tamamlayan Şota ile başlayan Anadolu’nun sarı-kırmızılı takımı, ligimizin zaman zaman sıkıcı da olsa “takım oyunu”nu en iyi beceren takımlarından… 

Şota Arveladze
1993-1997 sezonlarında
Trabzonspor formasıyla 46 gol attı.
       Kadrosundaki 23 yerli oyuncunun 12 tanesinin Avrupa’daki takımların alt yapısında yetişmiş olması, takımın oyun kültürünün oturmasındaki en önemli etkenlerdendir sanırım. Mesela, St.Pauli’den forvet Ömer Şişmanoğlu Köln’den stoper Serdar Kesimal, Birmingham’dan Semih Aydilek… 

Nordin Amrabat ve Emir Kujoviç
Kayserispor'un 2.Devredeki Gol Umutları
       İlk 11 oyuncularından önemli bir kısmının devreyi erken kapatmış olmasına rağmen ilk yarıyı iyi bir yerde kapattılar. Ara dönemde takıma katılan PSV’li Nordin Amrabat’ın takımın hücum gücüne önemli katkıda bulunacağı kesin...

Beşiktaş: 

      Mr.Demirören, Arap şeyhi edasında gerçekleştirdiği transferlerle memleket sahalarında “Katar havası" estirdi adeta… Popülizmin dibine dibine ancak bu kadar vurulabilir. Geçmiş sezondaki “Yeter Demirören” tezahüratlarını ters yüz edebilmek adına Siyah-Beyazlı camia borç bataklığına iyice saplandı. Kimin umurunda?.. Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ta olan bitene dair NTVSpor’daki feryat figanlığı da TBMM’deki Kamer Genç’i andırıyor… 

     Bu arada malum transferleri yapan kulüp başkanı da “94 milyon Euro alacağım var kulüpten” diye orta yerde laf döndürüyor(muş) ya, “be adam bari bunu söyleme” diyesi geliyor insanın. Gerçi BKJ basketbol takımına yapılan Iverson transferine dair TV ekranlarında söylediği şu cümleye ne demeli: “Arkadaşlar, Iverson’ı alabiliriz dediklerinde "o da kim?" dedim.” 

Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ta olan bitene dair
NTVSpor’daki feryat figanlığı da TBMM’deki Kamer Genç’i andırıyor… 
     Son dönemde yapılan transferlerle orta gelecekte, “başarı” elde edilmezse UEFA şampiyonluğu sonrası Galatasaray’ın başına gelen “trajediyi” ki bugün hala devam ediyor, Beşiktaş da “komedi” biçiminde yaşayabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder