13 Ocak 2011 Perşembe

SporToto Süper Lig "Apertura" Değerlendirmesi (2)...


   2010-2011 Sportoto Süper Lig'in ilk yarısının değerlendirmesini bulacağınız bu çalışma, 4 (dört) bölüm halinde yayına hazırlanmış olup sıralamada "Puan Cetveli" esas alınmıştır...
 
      Bu ikinci bölümde "Karabükspor, Gaziantepspor ve İstanbul BB..."

      Yorum, eleştiri ve önerilerinizi paylaşmanız dileğiyle...

Karabükspor:
Karabükspor, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda... (2010)
    Taksim’deki 1 Mayıs yürüyüşünde görüp sevdik onları ilk kez… Sonra “bizim” emektarlarımızdan Deumi’yi transfer ederek ilgimize mazhar oldular.

       BankAsya'dan gelip 20 futbolcu gönderip 20 futbolcu alma absürtlüğüne düşmeden; hatta "ikinci lig" hocaları Yücel İldiz'e yol verip "süper ligin süper hocalarından" birine takımı teslim de etmeden "nasıl olduysa" ilk devrenin flaş takımı olmayı başardılar. Bundesliga'daki Hoffenheim'a benzetiyorum onları, alt ligden gelip de iyi işler çıkarmaları bakımından...
Yücel İLDİZ
"Süper Lig'in cetin cevizi olmak istiyoruz."
      İkinci ligden getirdikleri "Shabani Nonda havasındaki golcüleri Emenike" ile ilk yarıyı güzelleştiren takımlardandı. Yücel Hoca’nın katkısı yadsınamaz tabii ki… Takımın beyni konumundaki Cernad’ın iyileşip sahalara döneceği ikinci devrede can yakmaya devam edecekleri kesin… Ha, bir de forvvette İlhan Parlak ve orta sahada Birol Hikmet dikkat edilesi elemanlarından...

     İlk devrenin en çok gol atanlarında olan Karabükspor, özellikle Sivasspor'dan 5 gol yiyip, ertesi hafta Ankaragücü'ne 5 gol atarak da ilginç bir duruma imza atmıştı. Yücel Hoca, takımının "gol yeme problemi"ne çözüm ürettiği anda ligi beklentilerinin üstünde bitirebilir; hatta BankAsya'dan gelip ilk sezonda UEFA bile görebilirler.

"Guti Guti pense, Quaresma da gelse,
arkadaşım Emenike, BJK'yi yense!"
 Gaziantepspor: 

Gaziantepspor 1 - Roma 0... Yusuf Şimşek'in gol sevinci...
(2003-2004 Sezonu)
          Her sezona bin umutla başlıyor Kırmızı Siyahlılar… Ancak son beş altı sezonluk dönemde “geçmişini arayan adam” modundan bir türlü kurtulup “geleceğini” de kuramadı bizimkiler... Bu süreçte takımın 40 yıllık forması dâhil (sarı ve yeşil formaları hatırlayın) her şey değişirken tek değişmeyeni İbrahim Kızıl yönetimiydi…

          Sezonun ilk çeyreğinde Tolunay Kafkas’ın “oyunbozanlık” üzerine kurulu “kaotik” futbolunun yarattığı “sıkıcı futbol” zaten 2001’deki 4-3’lük Fenerbahçe maçından bu yana takıma gönül koymuş, Kamil Ocak tribünlerine gelmekten vaz caymış taraftar grupları için “güzel bir bahane”ydi. 

        Neyse ki Tolunay Kafkas, 0-0 biten Karabük maçındaki “şiddetli” tepkiden de etkilenerek sistem değişikliğine gidip takımın ofansif yanlarını ön plana çıkarmaya çalıştı. Bunun sonucunda birkaç maçta “güzel ve iyi futbol”a dair örnekler gördük. Lakin kendine "bir oyun kültürü/kimliği" yaratmaktan uzak bir dönem daha kayıpla kapandı. Halbuki takımın oyuncu yapısı hiç de yabana atılacak düzeyde değil… 

Taraftarın Suçu Ne?..
          Yerli oyuncu kadrosunda Emre Güngör, Serdar Kurtuluş, Murat Ceylan, Orhan Gülle, Olcan Adın gibi gelişmeye/geliştirilmeye açık, genç bir oyuncu grubu varken, takımın yabancı oyuncu kadrosu da Sportoto Süper Lig’in en iyilerinden: 
         Kalede sezonun en iyi kalecisi Karce, sol kanatta Şenol Güneş’in “en iyi” dediği İvan de Souza, stoperde Rıdvan Dilmen’in iki maçta damağımızda güzel tatlar bıraktı dediği, zamansız bir sakatlık geçiren Danny, Bulgar liginin Arda’sı olarak gösterilen, her ne kadar bencilliğiyle bizlere saç baş yoldursa da Popov, Ertuğrul Sağlam’ın bizim alamadığımız oyuncu dediği Arjantin Clausura (Kapanış) Ligi’nin gol kralı İsmael Sosa, bu sezon pek forma şansı bulmayan; ancak geçen sezonun golcüsü, en çok isabetli şut atanı Julio Cesar ve son transfer Lokomotif Moskova’dan 8 milyon avroya alınan Brezilyalı Wagner

          Bu oyuncu kadrosunu belli bir sistemin parçası haline getirip "3 puanlık sonuçlar elde etmek" ise tamamen teknik kadronun işi… İlk devre gördüğümüz, mevcut teknik kadronun bunu başaramadığı… Ayrıca yukarıda adlarını zikrettiğimiz oyuncular futbol oynamayı seven adamlar… Bu oyunculara “oyunbozanlık” yaptırırsanız “başarısızlık” da kaçınılmaz olur. 

         İkinci devreye dair Tolunay Kafkas’ın iddialı açıklamalarını takip ediyoruz. Dileğimiz odur ki Tolunay Kafkas’ın iddiası güzel futbolla birlikte skora da yansısın…

"Kupa Hasreti" bitsin artık...
           41 yıllık bir takımın futbol tarihinin neredeyse 25 yılı 1.ligde geçtiği halde, bugüne kadar bir kupa sahibi olamamış olmasının vebali/günahı önceki yönetimlerde olduğu kadar, mevcut İbrahim Kızıl yönetimdedir aynı zamanda… 

           İddia edildiği üzere “Kupa hasreti”nin bu sezon bitmesi dileğiyle…

İstanbul BB: 

Abdullah AVCI
          17 yaş altı Türkiye milli takımı teknik direktörlüğü ve bir dönem Aykut Kocaman'ın İstanbulspor'da yardımcılığını yapan Abdullah Avcı ile 5.sezonu geride bıraktılar... Bu anlamda ligimizin teknik kadro yapısı bakımından en istikrarlı takımı… 

         Bosna-Hersek milli takımının da kaleciliğini yapan Kenan Hasagiç, Karcemerkas’tan önce gördüğümüz en iyi kaleciydi, Gaziantepspor'da...         
 İbrahim AKIN
Abdullah Avcı’nın sistemi için yaratılmış adeta...
 

       Gaziantep’e gelmektense İstanbul’da kalmayı seçen eski Kartalsporlu İskender ile Gaziantepspor’un “beğenmediği” Tevfik Köse ve tabii ki “gizli” golcü H.Thum’la ilk yarıya renk kattılar. 

      Bir de takımın dikkat edilesi elemanı olarak Mahmut Tekdemir var ki her iki ayağını iyi kullanan, hem savunma hem orta sahada oynayan joker bir oyuncu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder