14 Ocak 2011 Cuma

SporToto Süper Lig "Apertura" Değerlendirmesi (3)...


     2010-2011 Sportoto Süper Lig'in ilk yarısının değerlendirmesini bulacağınız bu çalışma, 4 (dört) bölüm halinde yayına hazırlanmış olup sıralamada "Puan Cetveli" esas alınmıştır...
 
      Bu üçüncü bölümde "GalatasarayAntalyaspor, Eskişehirspor, Manisaspor ve Ankaragücü..."

      Yorum, eleştiri ve önerilerinizi paylaşmanız dileğiyle...



Galatasaray: 

Dünya futbolunun en iyi "10" numaralarından...
          “Rijkard’ın suçu ne?” diye başlamak gerekiyor, Hagi dönemindeki oyuna ve alınan sonuçlara baktıktan sonra…

       George Hagi’ye gönlümüzü ilk kez 1989’da Steau Bükreş-Galatasary eşleşmesindeki maçta kaptırmıştık, “Karpatların Maradonası” unvanını layıkıyla hak eden bir oyuncuydu. Onun iyi futbolculuğuna, güzel adamlığına dair yüzlerce örnek varken, “iyi” teknik direktörlüğüne dair üç örnek bile saymakta zorlanırız.

Türk Telekom Arena... Açılış maçı Ajax'la...
Ne dersiniz "mekan" oynatır mı?
       Belli ki Cimbom’un bu sancılı dönemi bir süre daha sürecek. Ara dönemde gelenlerin katkısı, Hagi-Tugay ikilisinin teknik katkısıyla doğru orantılı olacak büyük ihtimalle… Bir de Cem Yılmaz reklamındaki replikte  olduğu gibi "mekan oynatıyor" olacak mı? İzleyip görelim...

Antalyaspor: 



Medical Park Antalyaspor…
Bir futbol takımından çok, bayan voleybol takımını andırıyor bu isim…
 
        Başta Tita olmak üzere Necati Ateş, Ali Zitouni, Djıehoua, Uğur İnceman, Veysel Cihan gibi hatırı sayılır bir hücum gücüne sahip olan bir takım sadece 19 gol atmış, buna karşılık 22 gol yemiş. Geçen sezondan devam eden parasal sorunların bu durumun başat nedenlerinden olduğu kesin...

    
      Çocukluğumuzun Şifo Mehmet’i takımla 3.sezonunu tamamlamak üzere... Ta Kahramanmaraşspor'da oynarken oyun stili ile Belçika'nın yıldız futbolcusu Enzo Scifo'ya benzemesi nedeniyle antrenörü tarafından "Şifo Mehmet" adı takılır ve halen de aynı lakapla anılmaktadır. Lakin malum İsviçre maçındaki "edep dışı hareketle" façayı fena halde çizdirip gözümüzde bir alt kümeye düşmüştür kendisi...

       Takım kadrosunun "pozitif futbol"a uygun oyuncu kadrosuyla yapılanmış olmasından dolayı, takımın ligin ikinci devresinde toparlanacak gücü var. Nitekim, Antalya gibi bir kentin futbol takımının bu ligde daha iyi işler başarabilmesi gerekiyor.

Eskişehirspor: 

Renkli tribünleriyle "renksiz" futbolumuza renk katıyorlar.
       Es Es taraftarı, memleket tribünlerinin sempatik gruplarından… Lakin takımları için aynı şeyi söylemek mümkün değil.  Nasıl söyleyelim ki... Yedek kulübesinde Sivas'tan sonra İzmir Buca'da da "istenmeyen adam ilan edilen" Bülent Uygun, sahada Batuhan Karadeniz varken?..

TFF, Bucaspor'a attığı kazıktan dolayı
200 milyon TL ödemeye mahkum etti.
        Sezer Öztürk ve Erkan Zengin takımın dikkat çeken oyuncularıydı ilk yarı itibariyle. BJK patentli Tello gibi “canı isteyince oynayan” oyunculardan da bu takıma fayda gelmeyeceği görülmüştür sanırım. Takımın ikinci devredeki performansı soru işaretleriyle dolu şu an için...

"Yine, yeniden, hep kadro dışı..."
Manisaspor: 


Tarzanlar, Manisaspor'un "sadık" taraftar grubu...
        Ligimizin "Yılmaz Vural geleneği" ile "Fatih Terim patentli süper ego" tarzını kendisinde sentezleyebilen yegane hocası Hikmet Karaman'la 4.haftadan itibaren yola devam kararı alıp önemli sonuçlara imza attılar.

         Koca devreyi tek beraberlikle kapatmayı başaran (16.hafta Bucaspor’la) Hikmet Karaman’ın Tarzanları deplasmandaki Trabzon, Beşiktaş ve Galatasaray galibiyetleri ile ilk devrede ilginç skorlara imza attılar. 

Yılmaz Vural tez, Fatih Terim anti-tez,
Hikmet Karaman sentez...
        Hikmet Karaman'ın 1994'de Kocaelispor'da başlayan antrenörlük kariyerinin 13.takımı olarak çalıştırdığı siyah-beyazlı Manisaspor'un kadrosunda forvette Makukula ve Isaac, orta alanda ise J.Simpson, Yiğit İncedemir ve Murat Erdoğan takımın dikkat çeken oyuncularıydı ilk devre itibariyle…

Ankaragücü: 

Başkentin fanatikleri...
      Memleket futbolunun “asli” dertlerinden biri de bilindiği üzere “yönetimler…” Ankaraspor’u gözünün yaşına bakmadan bozuk para gibi harcayan Gökçekgiller familyasının son kurbanı da Ankaragücü… “Bu durum Ankaragücü’me gidiyor.” sözünün en anlamlı geldiği günleri yaşıyor başkent ekibinin taraftarları…

     Durum o kadar vahim ki… Rubin Kazan’ın teknik direktörü Kurban Bekievich’in Şampiyonlar Ligi maçlarından göz aşinalığı kazandığımız yedek kulübesinde “tespih çekme” seanslarının bir benzerini Ümit Özat öznelinde ligimizde görür olduk ki sanırım bunun anlamı “Allah’ım işimiz sana kaldı, bizi Gökçeklerden kurtar.”dır.


     Oysa takım, kadro kalitesi bakımından özellikle de kendi ülkelerinin milli takımlarında oynayan yabancı oyuncuları ile hiç de yabana atılır bir kadro değildi… Lakin yönetimsel çalkantılar, takımın yolunda ilerlemesinde en büyük engel oldu ilk dönem...

      Renktaşı, İstanbul prenslerinden Fenerbahçe'yi hem lig hem kupa maçında yenerek ortalığı renklendirdiler, sağ olsunlar...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder