20 Ocak 2011 Perşembe

Uğur Meleke'den...

Uğur Meleke'nin Kaleminden İlk Yarı
Gaziantepspor 

Bir Kafkas takımı

     Stoperlerini değiştirmiş bir takımın lige biraz daha güvensiz ve kontrollü başlamasını, ilk 5 maçının sadece birinde gol atmasını anlamıştık aslında. Yalçın ve Emre (sonra da Dany) oturdukça Antep’in daha fazla ileriye gideceğini düşünmüştük. Ama olmadı.

    Kayseri’de geçirdiği 3 sezonda saygıdeğer işler yapan, Türk futboluna yeni genç yıldızlar hediye eden Kafkas’ın oradan ayrılmasının belki de en büyük sebebi, rakip kaleye çok az gidilmesiydi. Antep’te de ilk yarıda daha ziyade takım savunmasına konsantre olundu. Ama eğer Antep de rakip kaleye gitmek için 3 sene bekleyecekse, bu bizim için hayal kırıklığı olacaktır.

     17 maçta 24 (yani yere göğe koyamadığımız Karabük kadar) puan toplamış bir takımla ilgili daha güzel şeyler söylemek gerektiğinin farkındayım. Ama Antep’in kazandığı maçların hemen hepsinin hücum etmek isteyip açık veren takımlara karşı olduğunu biliyorum. 17 takımın 6’sı mağlup edildi, bunların beşi (Fenerbahçe, Kayseri, Antalya, Eskişehir ve Ankaragücü) hücum eden ve açık veren takımlar... Sivas, Konya, Gençlerbirliği, İBB ve Manisa gibi Antep’in dişine göre sayılabilecek takımlarsa mağlup edilemedi; çünkü onlar da topa sahip olmak istemiyorlar, Antep de...

      İkinci devrede 10 numara rolündeki Brezilyalı Wagner’in katılımıyla Antep’in kesici orta saha sayısını ikiye düşüreceğini ve daha fazla hücum edeceğini umut ediyoruz...

Satır başlarıyla Gaziantepspor...


İlk yarının yıldızı Zydrunas Karcemarskas



      
Couceiro’nun, Süper Lig’e en büyük mirası o... Litvanya Milli Takımı’nın 27 yaşındaki kalecisi, sakin mizacı, çizgi hakimiyeti ve top kullanımıyla büyük liglere/takımlara göz kırpıyor. Antep’te ilk yarının en iyi ikinci oyuncusu da Brezilyalı solak Ivan de Souza’ydı. 


En çok düşen Ahmet Arı

     Nurullah Sağlam ve Couceiro’nun çok umut bağladığı ümit milli sağ açık Ahmet, Kafkas döneminin hayal kırıklığı oldu. Son iki yılda sporseverler tarafından hatırlanan tek işinin Ali Sami Yen’deki kırmızı kartı olması acı verici.

En iyi transfer Dany



     Kamerunlu stoper, savunmadaki Yalçın-Emre dengesizliğine adeta ilaç oldu. Hem o meşhur “tek hamleli stoper” kalıbına uymuyor, son derece çabuk, hem de daha sadece 24 yaşında.

En çok yükseliş gösteren Olcan Adın


       Herkes Antep’in kontr ataklarının ağırlıklı olarak Popov’un çizgisinden geleceğini düşünürken, takımı ileriye taşıyan unsur Olcan oldu. Kafkas’ın kapanan ve hızlı hücuma çıkan anlayışı Olcan’ın yeteneklerine bire bir uydu. Olcan bu formuyla, A milli takıma sıçrayan Orhan Gülle’yi de burun farkıyla geçti.

En kötü transfer Mehmet Yılmaz
     Diğer forvetler Sosa, Cesar ve Beto da ilk yarıda iyi değillerdi, ama galiba en kötüsü ağırlaşmış Mehmet Yılmaz’dı. Günün futbolu artık ağır oyunculara pek iyi davranmıyor galiba. 

Anahtar sayı 15 gol

     Buca ve Kasımpaşa gibi bir buçuğuncu lig takımlarından sonra ülkenin en az gol atan ekibi olmak, bu kadroya yakışmıyor. Tolunay Hoca, Kayseri günlerinden daha fazla rakip kaleye giden bir takım yapmalı artık.


       * * * 
Bu değerlendirmenin kaynağı: 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder