7 Mart 2011 Pazartesi

Güzel Sanatların Bir Dalı: Futbol ve Gaziantepspor...

Güzel Sanatların Bir Dalı:
FUTBOL ve Gaziantepspor

Kayseri Kadir Has Stadyumu'nun Girişindeki Heykel
       Bu yaşı başı belirsiz yuvarlak kürede futbolculuktan önceki mesleği kömür işçiliği olan Manchester Unidet’ın ilk efsanevî teknik adamı Matt Busby, futbolu güzel sanat dallarından biri olarak kabul eder ve şöyle der: “Kazanmayı istemekte yanlış bir şey yok, yeter ki kupa kaldırmayı oyunun önüne geçirme… Kaybetmekte hiçbir onursuzluk yok, yeter ki terinin son damlasına kadar mücadele etmiş ol.”

Bizim buralardan ise her daim rahmetle ve saygıyla andığımız, spor basınının usta kalemşorlarından, “iyi Fenerbahçeli” İslam Çupi futbol için “çimen sanatı” tanımlamasını yapar.
"Manchester is my heaven...
diyecek kadar takımına sevdalı
12 Eylül darbesinin izlerini bunca zamana rağmen üzerinden atamamış toplumsal/siyasal yapımız gibi, Bülent Uygun darbesini de henüz atlatamayan Sivasspor ile Kamil Ocak’ta oynadığımız ve 3-1 sonuçlanan maçta, Gaziantepspor haftalardır “ileri futbol” örnekleriyle zenginleştirip güzelleştirdiği futboluna bir yenisini daha ekledi.

Her ne kadar Kırmızı Siyahlılar, çarşamba günü TT Arena’da GS’den yarı final vizesini alıp cuma günü yapılan tek antrenmanla cumartesi maça çıkmış olsa da kadro kalitesinin de bir sonucu olarak futbol adına doğru ve güzel işler yapmayı becerip üst sıradaki rakibimiz Kayserispor’un puan kaybettiği bir haftada 3 puanı hanesine yazdırmayı başardı. Bu arada bu maçın neden Pazar günü oynanmadığını bilen var mı acaba?..
Gaziantepspor 3 - Sivasspor 1

Gaziantepspor’un sonbahardan bu yana bir türlü klas ve emek disiplinine sokamadığı takım hatlarındaki uyumsuzluğun, 2011 yılbaşından sonra evrimleşip sanatsal bir hale büründüğü son dönemdeki maçları paralelinde “hatları”na bir bakalım:

Savunma hattı, kalede Karce ve önlerindeki Danny - Emre Güngör/Yalçın Ayhan ve sağda Elyasa ile solda İvan/Şenol Can grubuyla alternatifleri de dâhil iskeletini oluşturdu. Bu bölgede takımın yükselen grafiği ile doğru orantılı biçimde performans sergileyen Elyasa ve Şenol Can ikilisine de dikkat çekmek isteriz. Geçen sezonun en iyilerinden olan, yedek kulübesindeki Kaleci Mahmut’u unutmamak gerekir ki onun varlığının da Karce’nin performansını doğrudan etkilediğini düşünüyoruz.

İleri futbol”un –neredeyse- her şeyi konumundaki orta alanın göbeğinde “ıssız bir adaya düşsem yanıma krampon, futbol topu ve ailemi alırım” diyen memleket evladı Murat Ceylan ile Hürriyet, önlerinde ürkekliğini hala üstünden atamamış, tek pas ustası 25 yaşındaki Brezilyalı Wagner, sağ ve solunda İsmael Sosa / Popov ikilisi ve bütün bunların tamamlayıcısı, takımı yaşadığı şiddetli gol zatürresinden kurtaran 19 yaşındaki Cenk Tosun…

Yedek kulübesinde orta alan için Orhan Gülle - Zurita, kanatlar için Olcan Adın, hücum bölgesi için Julio Cesar,  Muhammet ve Alper… Serdar Kurtuluş da sakatlıktan kurtulduktan sonra hem sağ kulvara hem de orta alana iyi bir alternatif olabilecek durumda… Bu noktada Gaziantepspor’la ilgili en önemli sorun, Tanıl Bora’nın “Barak tikitakasına nizam veren” oyuncu diye tanımladığı ki orta alanda pas trafiğini yöneten oyuncudur, Wagner’in alternatifinin olmaması…

İslam Çupi (1932-2001)
Hatırlarsanız, Spor Toto Süper Lig’in ilk devresinin ilk bölümünde Antalyaspor, ilk devrenin son bölümlerinde Karabükspor futbollarıyla en çok konuşulan takımlardı. Tolunay Kafkas’ın takımı da var olan kondisyon gücüne taktiksel zenginliği de eklediğinde neler yapabileceğini gösterdi bir defa… Ve kamuoyunun ilgisine mazhar olup takdirini kazandı. Bunun sürmesi gerekiyor. Çünkü sezon devam ediyor ve önümüzde çok önemli kupa maçları var. İslam Çupi’nin bir yazısının satır aralarında söylediği “Bitmemiş bir maçın/sezonun en tehlikeli yanı “güven”in dozudur.” belirlemesini hatırlatıp Sivasspor maçını bitirelim.

Bütün bu söylediklerimizden sonra gelecek hafta -tabiri caizse- Bülent Uygun’un cami avlusuna bırakıp kaçtığı, koca memleketin Ege sahilindeki tek temsilcisi Bucaspor’la oynayacağımız maçın önemine vurgu yapmaya gerek yok.

Memleketin skor yazarları değil de spor yazarlarının üzerinde durması gereken bir konuya giriş yapıp noktayı koyalım: Cenk Tosun - Batuhan Karadeniz ikilisi ve İsmael Sosa – Popov üzerinden Ahmet Arı – İbrahim Ferdi’nin performansların hatırlayıp “alt yapı” mevzusuna kafa yorulabilir.

Haftanın Kitap Önerileri:



1 yorum:

  1. erdal kilic - 08.03.2011 11:02:36
    firat kardesime katiliyorum gaziantepsporun basarili olmasinin bir tarafida kaliteli spor yazarlarinin cok olmasidir.ayaklarimizin yere basmasi lazim merdivenleri tek tek saglam basarak cikmak lazim .

    YanıtlaSil