17 Haziran 2011 Cuma

Bir Zirve Potansiyeli...

Bir Zirve Potansiyeli
(Uğur Meleke’den Gaziantepspor Değerlendirmesi)
Lig sadece (son 17 hafta olarak) tek devre oynansaydı Gaziantepspor, 35 puanla üçüncü olacak; dördüncü Eskişehir’e de tam 10 puan fark yapacaktı! Devre arasında yaptıkları Wagner-Cenk takviyeleri, üst düzey hocaları, savunmaları ve kalecileriyle 2011-12 için bir zirve potansiyeli taşıdıkları kesin…
Şanssızlıklar şehri Kayseri’yi terk ettikten sonra Antep’te de sezona çok talihsiz başlayan Kafkas’ın ilk 5 haftası yeni bir kâbus gibiydi. Gol kısırlığının bir türlü çözülememesi ve peş peşe beraberliklerin ardına eklenen kol saatli futbol terörü, Antep’te kayıp bir yıl olacağı korkusunu da beraberinde getirmişti. Neyse ki imdada 300 bin euroluk bir genç yıldız yetişti.
Devre arasında Galatasaray’ın zengin(!) kadrosuna uygun görmediği gurbetçi Cenk Tosun’u transfer eden Antep’in makus talihini de bu genç çocukla arkasına yerleştirilen maestro Wagner döndürdü. İlk devrede yalnızca 15 gol atan kırmızı-siyahlılar, ikinci devrede bu sayıyı neredeyse ikiye katladı. Tek devrede 10 gol atan Cenk, ikinci yarının gol krallığı sıralamasında Alex’i (17 gol) Burak’la (10 gol) birlikte takip etti. Üstelik Cenk bu gollerin 7’sini son yarım saatlerde attı, defalarca tek başına skor tayin etti.
Cenk’in en uca eklenmesiyle takım kimyası oturdu, maestro Wagner’in solundaki Olcan ve sağındaki Sosa’nın da performansları arttı. Olcan ligi 12 gol, Sosa 10 asistle tamamlayarak yeni yıl için umutları bir kademe daha artırdılar. Ligin en gözde kalecilerinden Karcemarskas’a, en sağlam stoperlerinden Dany’ye, yetenekli sol bek Ivan’a, Sosa’ya, Olcan’a ve Cenk’e sahip bir takımın 2011-12’de zirve yarışı yapmaması da düşünülemez herhalde…
Sezonun Yıldızı: Cenk - Karcemarskas
İkinci yarıdaki 29 golün 15’ine (10 gol-5 asistle) imza koyan Cenk, şüphesiz Türk futbolunun yeni gözbebeklerinden…
“Bir kaleci, bir takımın yarısıdır” derler, Karcemarskas bazen çok daha fazlası olabileceğini gösterdi. Belki de Couceiro’nun Türkiye Ligi’ne bıraktığı en önemli miras o. Litvanya Milli Takımı’nın son 7 yıldır bir numarası olan Karce’nin yüksek konsantrasyonu, yüksek yeteneği ve çizgi hakimiyeti bu sene zirve yarışıyla kesişirse etkinliği çok daha fazla anlaşılacaktır.
En Çok Yükseliş Göstereni: Olcan Adın 

Yine Cenk belki de Süper Lig’in ikinci yarısının en sükseli çıkışını yaptı ama Olcan’ı sezonun genelindeki performansı nedeniyle bu kürsüye oturtmak daha doğru sayılır. Bu yıl yaptığı sıçramayla Hürriyet Gazetesi’nin “en iyi yerli anketi”nde Beto’nun, Sosa’nın, İvan’ın, Jorginho’nun ve Julio Cesar’ın oylarını neden aldığını da taraflı tarafsız herkese göstermiş oldu.
En Çok Düşeni: Jorginho
Julio Cesar’la ilerideki birlikteliklerinin ne kadar temposuz olduğu Wagner-Cenk ikilisi göreve başlayınca anlaşıldı! Bu ikilinin Avrupa’nın üst düzey liglerinde oynayabilmeleri için iki kat daha çabuk düşünüp, dört kat daha çabuk olmaları gerekiyormuş.
En İyi Transfer: Dany Nounkeu
Bu yıl transferin şüphesiz en başarılı takımı olan Antep’te bu kürsüye İsmael Sosa da, Cenk de, Popov da, Wagner de çıkabilirdi; ama Toulouse’un amatör ligde keşfedip 24 yaşında Antep’e hediye ettiği stoper Dany, arkadaşlarını burun farkıyla geçti. Kamerunlu milli oyuncu sezgileri, kuvveti ve liderlik yetisiyle Antep omurgasının ana aksamından olmayı başardı.
En Kötü Transfer: Mehmet Yılmaz
Antep transferde o kadar başarılı oldu ki, bu kritere sokabilecek aday bulmak da çok kolay sayılmazdı. Sadece Antep’in tempolu oynama isteğine uygun sayılmayacak Mehmet Yılmaz’ın 4 aylığına da olsa orada kalması bir başarısızlık sayılabilir.
Anahtar Sayı: 10 Asist
Arjantin 20 yaş altı kategorisinde ulusal formayı giyip sonraki sıçrayışı yapamamış Ismael Sosa’nın da hayatının sezonu 2010-2011 oldu. 24 yaşındaki genç oyuncu takıma biraz geç adaptasyon sağladı, ama o da ikinci yarıdaki çıkışını 10 gol pasıyla süsleyip (Alex haricinde kalanların oluşturduğu) diğerleri liginin asist krallığını Selçuk İnan’la paylaştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder