20 Temmuz 2011 Çarşamba

Eğitimde M(arka) Olmak… -2-

Eğitimde M(arka) Olmak…(II)

Her yıl sınav sonuçları açıklandıktan sonra “Biri bu gidişe dur desin.”, “Devletin buna bir şey yapması lazım.” sözlerinden başka bir şey çıkmıyor ortaya. Ve maalesef yaşanan onca ekonomik-siyasi olumsuzluk, terör, onlarca cinayet, hırsızlık, dolandırıcılık, cehalet ya da kötü olan her ne varsa “eğitim”den bağımsız olarak ele alınamaz.

2010 LYS sonuçlarından sonra bir kez daha görüldü ki yaşadığımız, havasını koklayıp suyunu içtiğimiz gazi kentimizin de eğitim-öğretim alanında ciddi atılımlara ihtiyacı var. Ülke ekonomisine sanayi, ticaret, tekstil, taşımacılık gibi alanlarda yaptığı katkılarla yurt içinde ve yurt dışında adını duyuran, “Anadolu Kaplanları” unvanını alarak bir “Marka Şehir” olan ve bunu, alnının teriyle hak eden kentimizin, eğitim-öğretim alanındaki başarılarıyla “eğitimde de marka şehir” olmasının zamanı gelmiş; hatta geç bile kalınmıştır.

Yerel basından 2010 LYS sonuçları ile ilgili başlıklar:

           Kahreden Sonuç (Gaziantep 27)

           Eğitimde Gaziantep İçin Utanç Tablosu (Sabah gazetesi)

           Biz Utanıyoruz, Ya Siz? (Ekspres gazetesi)

           Re-za-let (Telgraf gazetesi)

           LYS'de Dibe Vurduk (Doğuş gazetesi)

           Gaziantep İçin Utanç Tablosu (Güncel gazetesi)

           Bu Ayıptan Kurtulun (Gaziantep 27 - Bir gün sonra)

Nostradamus olmaya gerek yok…


Doğruluk; bu denli gözümüzün önündeyken ne büyük bir yanlış içinde olduğumuzu göremiyoruz ya, bravo hepimize…

21. yüzyılın dünyasını, Türkiye'sini ve Gaziantep'ini inşa ederken Nostradamus olmaya gerek yok… Bu inşa sürecinde en önemli sacayaklarından birinin eğitim kurumları olduğunu özellikle vurgulamak gerekiyor. Ayrıca, bölgesinde ve dünyada lider Türkiye'yi oluşturmada, Gaziantep'i var etmede eğitim-öğretimin, dolayısıyla bu alanda faaliyet gösteren her türlü kurumun, yapılanmanın, çabanın önemi yadsınamaz. Ancak, bu gerçeği hayata geçirecek, pratiğe dökecek gayretlerin cılız kaldığı da aşikâr…

Bu düşüncelerden hareketle geleceğin toplumunu oluşturabilmede eğitim-öğretimin önemini ve işlevini her alanda vurgulamak gerekiyor. Vurgulamanın ötesinde, bu alanda olanaklar dâhilinde gerekli özveriyi ve çabayı gösterebilecek olan birey, kurum, yapı, örgüt, dernek, vakıf vb. dinamiklerin harekete geçirilip bu alana ilgilerinin yönlendirilmesi gerekmektedir.

Dâhiyane olan, basit olanı keşfedebilmektir…

Tabii ki çözüme giden yol problemleri doğru adlandırabilmekten geçiyor biraz da. Albert Einstein bir söyleşisinde “Başarı ayrıntıda gizlidir.” dedikten sonra “Dâhiyane olan, basit olanı keşfedebilmektir.” belirlemesini yapar. Problemleri doğru biçimde ortaya koyabilmek için ayrıntıyı gözden kaçırmamak ve çözümlerken de basit yöntemler geliştirebilmek gerekliliğine vurgu yapar, fizik biliminin üstadı…

Sonuç itibariyle Gazi kentimizin eğitim alanındaki sorunlarının ve dolayısıyla çözümlerinin de tek boyutlu olmadığını buradan vurguladıktan sonra yazının/çalışmanın devamında “bu sorunları ve sorunların çözümlerine dair neler yapılabilir”e dair notları paylaşmak istiyorum.

* * *

Bir kitap önerisi Murathan Mungan'ın Metis Yayınları'ndan çıkan sıcak yaz günlerinde sıkılmadan okunabilecek “Büyümenin Türkçe Tarihi” adlı öykü derlemesi olsun. (Devam edecek…)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder