20 Temmuz 2011 Çarşamba

EĞİTİMDE M(ARKA) OLMAK -4-

Eğitimde M(arka) Olmak ( IV )


II) Zihinsel Sorunlar ve Çözümlerine Dair:

Kamuoyu Oluşturmak:

Sayın Valimizden, tüm mülki idari erkâna kadar herkesin “Eğitim Sorunlarımız”ı söylem ve pratik olarak dillendirip kamuoyu oluşturması önemlidir. Sayın Valimizin öncülüğünde kentimizdeki diğer mülki amirlerin eğitim sorunumuzun çözümü noktasında söyleyeceği her söz, atacağı her adım muhakkak ki kamuoyunda etkili olacaktır.

Görme ve duyma… Çağımız insanının en güvendiği iki duyusu…

Hep söylenegelen bir belirlemedir: “Modernizm göz medeniyetidir!” Bu belirleme post-modernizmin bireyi atomize eden/parçalayan, toplumdan koparan anlayışıyla en üst seviyeye ulaşmıştır. Ancak bizler, “Hayatı belirleyen bilinç değil, bilinci belirleyen hayattır.” belirlemesinin ışığında, el birliğiyle bu duyuları (görme ve duyma) “eğitim” üzerine yoğunlaştırabilirsek ortak bir duyarlılık geliştirebiliriz.

Düşünsenize… Bir sabah, Gaziantep uykudan uyandığında Sayın Valimiz, İl Milli Eğitim Müdürümüz, Belediye başkanlarımız; hatta Garnizon komutanımız “eğitim” diyor… Yerel TV, radyo ve gazetelerimiz “eğitim”den bahsediyor; billboardlar ve CLP’ler “eğitim”e dair figürlerle karşılıyor meraklı gözleri…

Bir konuya duyarlı yaklaşmak başka, duygusal yaklaşmak başkadır… Dolayısıyla kent insanın duyarlılığını arttıracak her türlü çaba örgütlenmeli, kamuoyu yaratılarak “eğitim” gündemleştirilmeli, herkes çözümün parçası haline getirilebilmelidir.

Ayrıca, konuyla ilgili kamuoyu oluşturulabilmesi için şu çalışmalar da değerlendirilebilir:

a) Yerel televizyonlarda periyodik olarak ortak içerikte eğitim saati,

b) Yerel gazetelerde ortak içerikte eğitim köşesi (mümkünse ön sayfada)

c) Yerel radyolarda aynı saatte ortak içerikte eğitim saati,

d) Billboard ve CLP’lerin (ışıklı reklâm panoları) belli oranda (%10 gibi) tüm yıl boyunca “eğitim figürleri”ne tahsis edilmesi,

e) Ar-Ge çalışmaları (Resmi ve özel kurumların bünyesinde yürütülebilecek anket, alan taramaları, sosyolojik ve istatiksel çalışmalar vb yapılabilir.)

Milletvekillerimiz ve Siyasi Partilerimiz:


Mevcut iktidar partisinin son iki seçimde (hem genel hem yerel) Gaziantep’imizde yakaladığı yüksek oy oranına ve milletvekili sayısına rağmen ki bakanlarımız da vardır, ilimizin bu temel sorununa bir çözüm bulmak adına ciddi adımların atılmaması da ayrıca eleştirilmesi gereken bir tutumdur.

Bu durum sadece iktidar milletvekillerimizi değil; diğer milletvekillerimizi de ilgilendirmelidir, değil mi? Gaziantep seçmenleri olarak Sayın vekillerimizden ricamız, sayısı 400 bine yaklaşan öğrencilerimizin eğitim-öğretime dair sorunlarının çözümü konusunda gerekli hassasiyeti göstermeleridir…

Sanayi ve ticaretteki gelişmeye paralel olarak “eğitimin güdük kalması”:

Ülke ve kent ekonomisine sanayi, ticaret, tekstil, taşımacılık gibi alanlarda; hatta son dönemde turizm alanındaki katkılarıyla önemli destek sunan gerek GTO (Gaziantep Ticaret Odası) gerekse GSO (Gaziantep Sanayi Odası) gibi güçlü kuruluşların sorunun çözümüne dair katkı sunabilecek projelere dâhil edilmesi gerekiyor. Çünkü bu kuruluşlar, ekonomik güçleriyle aynı zamanda kentimizdeki siyasi aktörlerin de söylediklerini önemsediği kuruluşlardır.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde yapılacak bir programla bu kuruluşlar ziyaret edilmeli, ortak eylem noktaları geliştirilmeli, kamuoyu oluşturmada güçlerinden yararlanılmalıdır.

Eğitim Sendikaları ve diğer STÖ’ler:

Eğitim sendikaları, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün en yakın dirsek temasında bulunması gereken sivil toplum örgütleridir. Bu noktada özellikle siyasi duruşlarından kaynaklı çok parçalı bir duruş sergileyen eğitim sendikalarıyla ortak toplantılar yapılmalı, amaç anlatılmalı, proje oluşturup katkı sunmaları sağlanmalıdır.

Burada İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kapsayıcılığı söz konusu olmalı, herhangi bir dışlayıcı tutum içerisine girilmemelidir. Bu doğrultuda ön yargılardan uzak bir çalışma grubu oluşturulmalıdır. Diğer STÖ’lerin de görüşleri dinlenmeli, yapılacak çalışmalara katkı sunmaları sağlanmalıdır.

III) Demografik Sorunlar ve Çözümlerine Dair:

Göç ve Nüfus Artışı:

Sayılar, bazen sözcüklerden daha çok şey anlatır bizlere.

Bu bölümde ilimizin nüfus artışına dair birkaç istatiksel veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum: 1927 yılı nüfus sayımında 214.499 olan ilimizin nüfusu geçen 70 yıl içerisinde % 534 oranında artış gösterip 1 milyon 402 bine ulaşmış. Bu artış oranı aynı dönem için Türkiye genelinde % 317... Türkiye ortalamasından %217 daha fazla yani…

2007 yılında ise “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi” ile yapılan nüfus sayımına göre Gaziantep'in nüfusunun “yıllık % 6 artış” ile 81 il içerisinde 1. sırada olduğu tespit edilmişti.

Bunun en önemli sebeplerinden biri, tabii ki ilimizin yoğun göç almasıdır. Bölgesinde yıllarca ekonominin lokomotifi olmuş bir ilin bu kadar göç alması kadar da normal bir durum yoktur. Tabii ki bu durumun ortaya çıkması; “Kürt Sorunu”ndan kaynaklı olarak uzun yıllardan beri süregelen çatışmalı süreçten, bölgenin diğer illerinin kendi dinamiklerini harekete geçirme yoksunluğundan ve ülke yönetenlerinin tabiri caizse yıllarca bölgeye üvey evlat muamelesi yapmasından bağımsız ele alınamaz.

Yoğun göçten kaynaklı nüfus artışı ve bunun beraberinde getirdiği işsizlik, yoksulluk, sokak çocukları vb. türden sonuçlarının kaçınılmaz olarak “eğitim”le ilgili sorunları doğuracağı da konuya kafa yoran herkesin tespit edeceği bir gerçekliktir.

Okul yetersizlikleri ve öğretmen açıklarının artan nüfusa uygun biçimde dengelenememesi sorunun derinleşmesindeki önemli etkenlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yukarıda okul yetersizlikleri ve öğretmen açığına dair söylediklerimizle paralel bir çözüm söz konusudur. Yoksa doğudan batıya göç sorunu, bu kentin bileşenlerinin tek başına üstesinden gelebileceği bir problem değildir tabii ki… (Devam Edecek...)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder