21 Kasım 2011 Pazartesi

Ölü Canlar…

Ölü Canlar…


    UEFA Kupası’na katılmanın mutluluğu ile biten sezonun sonunda futbol kamuoyunda az sayıda bulunan iyi kalemlerden biri olan Uğur Meleke’nin de yeni sezon öncesi bir değerlendirmesinde “zirvenin en önemli adaylarından biri” diye nitelendirdiği Gaziantepspor’un 11.hafta sonunda hali içler acısı…



          Tolunay Kafkas’la yeni sezonda devam kararı alan Kızıl yönetiminin birkaç maç sonra yolları ayırmak için bahaneler aramaya başlaması sonuç verdi ve yola Abdullah Ercan’la devam ediliyor. Bu noktada şunu belirtmeden geçmek olmaz: İlginçtir ki Türkiye futbol liginde hiçbir takımın gündeminde teknik direktör olarak adı anılmayan Abdullah Ercan, Gaziantepspor’da her teknik direktör tartışmasında gündemleştirildi. Özellikle de yerel basında Abdullah Ercan ismi birkaç sezondur hep sıcak tutuldu. 


              Bir taraftar olarak “çıkmayacak candan umut kesilmez” hesabı hem Kızıl yönetimine hem de yeni teknik kadroya dair umudumuzu tazeledik bu değişiklikle. Hatta arkadaş sohbetlerinde abartılı yorumlar yapıp milli takımlarda altyapı hocası olarak görev yapan Abdullah Ercan’dan Pep Guardiola performansı bile bekledik . J


Gaziantepspor 1 - Manisaspor 1
                
                Yeni teknik kadronun gelinen noktada futbol sistemi ve mantalitesi adına Gaziantepspor’a şu ana kadar bir şey katamadığını görmek için futbol akademisi bitirmeye gerek yok sanırım. Son Manisaspor maçında takımın isteksizliği, organize olmakta zorlanması da bu düşüncelerimizi pekiştirir nitelikteydi.

Abdullah Ercan - Olcan Adın - Yasin Pehlivan


    Elyasa’nın hediye ettiği ve Manisaspor’un son haftalardaki skorer ismi Isaac’in de geri çevirmediği ikramdan sonra kaybedilen puanlarla “alt sıralardaki yerimizde saymaya devam” kararı çıktı. Son dakikada gelen gol ve uçup giden puanlardan öte, Kamil Ocak’ın yeşil zemininde oynanan futbol önümüzdeki maçlar adına bizleri korkuttu. Dileriz, korktuğumuz başımıza gelmez…

Hep söylüyoruz, hayat fena halde futbola benziyor işte: Evdeki maçları kazanamadıktan sonra deplasmanda kazanılan maçların da bir anlamı olmuyor.

Bu arada, Manisaspor Teknik Direktörü Kemal Özdeş’in 90 dakika boyunca saha kenarında takımını organize etmek adına sergilediği performans da övgüyü hak ediyor kesinlikle…

Manisaspor Teknik Direktörü: Kemal Özdeş


        Sahada bunlar olup biterken Kızıl yönetiminin takımın itibarını yerle bir eden uygulamalarından birine daha tanıklık ediyor olmak, kırmızı-siyahlı formaya gönül vermiş biz “futbol dilencileri”ni bir kez daha kahretti. Tribünlerden yükselen “Yönetim istifa” seslerini stadyum hoparlörlerinden yüksek sesle müzik yayınlayarak duyulmaz kılma çabalarına da hem güldük hem de böyle bir anlayışın Gaziantepspor’u yönetiyor olmasına bir kez daha üzüldük. "Haklı kalabalıklar"ın sesini böylesi ilkelliklerle engellemeye çalışmak ancak bizim siyaset/futbol iklimimize uygun yöneticilerin yapacağı bir uygulama olabilirdi.

Gerçi mevcut Kızıl yönetiminin ilk geldiği günden beri bu takıma verebileceği bir şey olduğunu hiç düşünmedik. Bekleyelim, görelim dedik; yanılalım istedik.
 Maalesef sonuç ortada: Umut bitti…

Kamil Ocak'ta Manisaspor'a destek veren taraftarlar...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder