30 Ağustos 2013 Cuma

DEMOKRATİK ORTADOĞU

DEMOKRATİK ORTADOĞU
(Hasan Küçük)

“1848'de Avrupa'da sol, kendini oyun dışı bırakan liberal - muhafazakar ittifakından sonra şiddete yöneldi; ancak kanlı bir 100 yıllık süreçten sonra Avrupa’da demokrasi kurulabildi. Ortadoğu’daki liberaller de İslamcılara karşı otoriteryenlerle kurdukları ittifakla Avrupa’daki öncülerinin habis tarihini tekrarlıyorlar. Bu tarihten ders alıp İslamcıları oyun içinde tutarlarsa Ortadoğu demokrasisi, Avrupa’daki gibi kanlı bir tarihi tekrarlamadan gelişebilir.”

New York Times’daki 

Sheri Berman’ın yazısı özetle bunu diyor. Sabah akşam liberalizm diyerek solu küçümseyen Yıldıray Oğur’un paylaşımından gördüm yazıyı. Liberalizmin kirli tarihini ortaya sermesi bakımından ibretlik bir paylaşım oldu.

Yazıya gelirsek önemli; ama eksik bir analiz…

Şöyle ki Türkiye’deki liberal - İslamcı ittifakı yazıyı şimdiden çürütmüş gibi görünüyor. Aynı analojiden gidersek Avrupa’da solun uzun mücadele tarihi ve SSCB’de kazanılan zafer olmasaydı sosyal demokrasiye evrim de mümkün olmazdı. Ortadoğu’da sistemi buna zorlayacak, salt kendi tikel kimliklerine kapanmamış, İslamı da etnik kimlikleri de evrenselci demokratik halk hareketleri içinde politikleştirecek  ve bunun zafere ulaşarak objektif bir baskı unsuru yaratacağı alternatif bir siyasal  güç gelişmedikçe ki Türkiye bu rolü oynayamadı, İslamcı - liberal ittifakı da yeni baskı rejimleri üretecektir.

Türkiye’de olan da Mısır’ın kısa İhvan iktidarı deneyiminde olan da maalesef buydu. Demokrasinin gelişmemesinin üretici sınıfların oluşmamasına bağlandığı petrol devi körfez ülkelerinden farklı olarak sınıfların daha fazla belirginleştiği bu iki Ortadoğu ülkesinin deneyimi bize bölgede demokrasi için İslamcı - liberlal ittifakının ötesine geçen oluşumların yükselmesi gerektiğini işaret ediyor.


Söz konusu ittifak, Demokratik Ortadoğu için kendini İslamofobiden kurtarmış özgürlükçü kesimlerle, demokrasifobiden ve kapitalizm aşkından kurtulmuş İslami kesimler arasındaki alt ve orta sınıflara dayanan yerel, ulusal ve bölgesel ölçekli bir ittifak olabilir.

(Buna benzer bir oluşumun yerel boyutta Rojava’da nüvelerinin oluştuğundan bahsedilmekte. Kendini bir sistem haline getirip ulusal ve bölgesel etkiler yaratıp yaratamayacağını tahmin etmek şimdiden zor.)

Prof. Sheri Berman
Kendine kapitalizm içinde yer arayan İslamcılıkla, liberalizmin ittifakının bizi götüreceği yer, ikincinin birinciyi yutması olacaktır. Üstelik liberalizmin demokrasiyle bağlarını 20. yüzyıldan farklı olarak kopardığı bu çağda, bu durum asgari demokratik kazanımları dahi otoriter kalkınma yolunda tehlikeye atacaktır. Bölgedeki mevcut iki ülke örneği de bunu doğrulamaktadır.

Sheri Berman’ın yazısının tamamı için: 


(Yazının yayınladığı New York Times ve onun anavatanı ABD’nin bölge için oynadığı ve oynayacağı kötücül roller yazının konusu dışındadır.)



Bu arada yazının çevirisi de yapılmış:





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder