28 Ağustos 2013 Çarşamba

"Futbol"a uzak, "işkence"ye yakın…

"Futbol"a uzak, "işkence"ye yakın

Gaziantepspor'un kaleyi bulan şutu yok!..

Liverpool’u 15 yıl çalıştırmış efsanevi teknik direktör Bill Shankly’nin “Futbol bir hayat memat meselesi değildir, ondan çok daha önemlidir.” diyerek açıkladığı bu “oyun-ötesi oyunu” nasıl bu hale getiriyorsunuz anlamak zor…
 "Futbol"a uzak, "işkence"ye yakın bir maçın ardından ne söylenebilir ki? Ligin daha 2.haftasında sakat oyuncu yok, cezalı oyuncu yok; ama 4.sağ bekle oynuyoruz. Maç başı iki sağ bek…

Takım, neredeyse, yüz gün sonra Kamil Ocak’ta; ancak seyirci/taraftar ortalıkta yok. Nüfusu bir milyonu aşmış bir kentte on beş bin kişilik tribünün dörtte üçü boş… Her şey devlet hastanelerindeki tuzsuz yemek kıvamında… Maça renk katmaya çalışan “meşhur taraftar grubu” küfür etmeden de bir takımın desteklenebileceğini gösterebilse keşke…

Kalede Karcemarkas ve savunmada Kemal Tokak takımın iyileriydi. Onun dışındakiler hepten ölü top organizasyonu… Bu arada, takımın ayağına en çok top yakışan oyuncusu Haris Medunjani’nin geldiği günden beri sergilediği en kötü oyuna tanıklık ettik. 

Bülent Uygun’a ne demeli, bilmiyorum? Hafta içi yerel basına verdiği demeçlerde kentte yaşayanların takıma sahip çıkmamasını eleştirip çemkirmiş kendince. Antep’e geleli üç beş ay olmuş, kentle takım yönetimi arasında olup bitenler hakkında belli ki bilgisi yok ya da tek taraflı dinlemiş bazı şeyleri…

GS maçından sonra Antalya maçında da kenar yönetimi olarak sıkıntılıydı yine… Nitekim, maçın 77. Dakikasında yan hakeme tükürdüğü gerekçesiyle sahadan atıldı.

Maçın hakemi de tüm olumsuzluklara nispet yaparcasına rezaletti. Hele penaltı, kırmızı kart ve sonrasında olanlara hiç değinmeyelim.

Antalyaspor’un istekli ve kazanmaya yönelik oyunu olmasa Kamil Ocak’tan canlı çıkmamız pek mümkün değildi zaten… Milan Baros, Tita, Asiati, Diarra gibi oyuncularla nefes aldık biraz.

Teknik kadronun maç sonrası yaptı açıklamadaki “alınan 1 puan iyidir” ilkelliği, Yeşilçam artisti Turgut Doğan Şahin’in bencilliği, Cenk Tosun’un transfer rüyası, Sernas’ın “benim bu çizgide ne işim var” temalı oyunu, Bekir Ozan Has ve Ekrem Dağ’ın iyi niyetli çırpınışları bu maç için söylenebilecekler...

İki transfer yapılacağı söyleniyor. Teknik kadronun iki yeni transferden önce, oyun mantalitesini bir kez daha gözden geçirmesi gerekiyor. GS ve Antalya maçlarında “oyunbozanlık” üzerine kurulu bir oyun sisteminin değişerek oyunu düzen, yeniden yeniden yapılandırabilen, birden fazla oyun planına sahip bir yapıya dönüşmesi elzem… Tersi, istediğiniz oyuncuyu getirin hikâye…

Kulüp yönetimine ne desek boş… Ligimizin yönetimi kurbanı takımları listesinde başat roldeyiz yine: Aziz Yıldırım FB’yi, Yıldırım Demirören BJK’yi, Melih Gökçek hem Ankaraspor’u hem Ankaragücü’nü, İbrahim Kızıl yönetimi de Gaziantepspor’u…


Haftaya Beşiktaş maçında görüşmek üzere…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder