23 Ocak 2015 Cuma

1978 Yazılı Tişört

1978 Yazılı Tişört
(Veysel Kaygusuz)
önce kumralmış saçlarım. gülme! fotoğraflarım var. annem: "avusturya'nın şampuanından mı güneşsizliğinden mi bilmiyorum da kıvır kıvırdı, kumraldı saçların oğlum." demişti o fotoğrafları sorduğumda.
üzerimde 1978 yazılı beyaz bir tişört var. ablam da yanımda, o zamanlar tosunumsu ablam. onda da aynı tişörtten var. sonra annem dayanamamış oralara. "dil bilmem, komşu ağırlayamam. kapıdan dışarı çıkamam. baban ağır işçi. sabahın beşinde gidiyor işe. gece geliyor işten. böyle büyük marketler var. oraya götürüyor bazen baban. sen gavur kadınların kucağında reyon reyon gezdiriliyorsun. gözün kocaman. sana nazar boncuğu takmaktan, dua okumaktan helak oluyorum." almış, gelmiş bizi.
ben döner dönmez sarılık olmuşum. öleceğim sanmışlar. peygamber sünnetli ve adaklı bir isimle doğduğumdan Allah beni korumuş. hâlâ da koruyormuş. annem öyle diyor. şıhları var, onlar da koruyor. ama altı yaşımda yaramazlık yaptığım bir gün kaynar suyu sol koluma döktüğümde korumamış. en acılı, ağrılı yılımdı. motosikletiyle pansumana eve gelen Ali amcanın komiklikleri, ninemin masalları olmasa yatmaktan sırtım uluyacaktı. o yıllardan sol koluma yara kaldı, kocaman. çocukluğum o utançla geçti. saçmalık işte.
neyse sonra büyüdük. insan çabuk büyüyor. şakaklarıma aklar düşmeye başlayınca riçırt giyır'a benzeyen yakışıklı babam, -ki o zaman rahmetli değildi- hah şimdi bana benzemeye başladın lan, dedi. eee, saç bu. şakaklarla kalmıyor. sarıveriyor kafanı gri, ak şeysiler.
insan yaralarını sarınca ya da unutunca kendiyle sohbet edebiliyor. denize girebiliyor yüzme bilememesine sebep sol koluyla. ne bileyim bir kadını sarabiliyor. saçtı, tüydü, kıldı deyip geçmemek lazım. benim ahvalim buncaz şimdilik.
annemin beni koruduğuna inanan Allah hepinize rahatlık versin. iyi uykular.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder